Ana Sayfam Yap : Sık Kullanılanlara Ekle 28 Muharrem 1439 ,
Kur'ân-ı Kerîm'de şöyle buyurulmaktadır: "Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur'an'ın indirildiği aydır. Öyle ise sizden Ramazan ayını idrak edenler onda oruç tutsun. Kim o anda hasta veya yolcu olursa (tutamadığı günler sayısınca) başka günlerde kaza etsin. Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez. Bütün bunlar, sayıyı tamamlamanız ve size doğru yolu göstermesine karşılık, Allah'ı tazim etmeniz, şükretmeniz içindir." (el-Bakara, 185).


Herşeye varmak için bir yol vardır. Cennetin yolu dini bilgilerdir. [Hadis-i Şerif]        Hizmet Nimettir  
Ana Sayfa : Üyelik : Ziyaretçi Defteri : Destek : E-Kart : Hakkımızda : İletişim  
 Dinibilgiler.gen.tr Online Web Sayfasına Hoşgeldiniz. Hayırlı gezintiler dileriz.
Bize bu imkanı veren Yüce Allah(cc)'a hamd, Alemlerin efendisi
Hz.Muhammed (sav)'e, onun aile ve ashabına salat ve selam olsun !
Bütün peygamberlere ve Allah dostlarına da selam olsun !
Bütün mü'min kardeşlerimizede selam olsun !
 
Üyelik Girişi Yeni Üyelik : Bilgilerimi Unuttum
Kullanıcı Adı: Şifre:
 Birinci Ve İkinci Bedir Savaşları
Dinibilgiler.gen.tr - Birinci Ve İkinci Bedir Savaşları Kureyş kabilesinden bir seriyye (çete), Medine ve civarına kadar sokulup müslümanların hayvanlarını vurmuşlardı. Peygamber Efendimiz bunu öğrenince, Hazret-i Ali'yi sancaktar tayin ederek Muhacirlerden bir birlik ile bu çeteyi izlemeye çıktı. Bedir denilen yere kadar gittiler. Fakat çete savuşup gittiğinden, geri döndüler. İşte buna Birinci Bedir Savaşı denmiştir.

İkinci Bedir savaşına gelince, bu da hicretin yine ikinci yılı Ramazan ayında olmuştur. Buna "Bedr-i Kübra" da denilir. Şöyle ki:

Peygamber Efendimiz, Mekkelilere ait olup Şam'dan geri dönmüş bulunan bir ticaret kafilesini elde etmek için üç yüz beş kişi ile Medine'den "Revha" denilen yere çıkmıştı. Bu askerlerin altmış dördü muhacirlerdendi. Geri kalanı da Ensar'dandı.

Müslümanların ilk ordusunu bunlar teşkil ediyordu. Ticaret kafilesi bunu öğrenince, başka bir yola saparak Mekkelilere haber göndermişlerdi. Mekkeliler dokuz yüz elli kişilik bir ordu ile kafileyi kurtarmaya koştular. Kafilenin Bedir'den savuşup kurtulduğunu öğrendikleri halde, sadece Ebu Cehil'in ısrarı üzerine geri dönmediler. Bedir'e kadar geldiler. Müslümanlarla savaşmak istiyorlardı.

Peygamber Efendimiz, düşmanın bu hareketini öğrendi. Ashabı ile müşavere (danışma) yaptı. Kafileyi mi izleyelim, Kureyş ordusuna karşı mı çıkalım? Yüce Allah bunlardan birini bana va'd etmiştir, buyurdu. Ashabdan bazıları, biz böyle bir kuvvetle savaşacağımızı bilmiyorduk, yoksa daha hazırlıklı olurduk, diyerek kafileyi izlemek istediler. Fakat Hazret-i Peygamberin savaş etmeye meyilli olduğunu anlayınca: "Ya Resûlallah! Biz sana bağlıyız; sen ne tarafa yürürsen, biz de seninle beraberiz. Denizlere atılacak olsan, biz de beraber atılırız," şeklindeki sözleri ile dinlerindeki sağlamlığı ve Hazret-i Peygambere olan bağlılıklarını isbat ettiler.

Böylece İslâm ordusu Bedir'e doğru yürüdü. Peygamber Efendimiz mübarek elleri ile: "Burası Kureyş'ten falanın, şurası da falanın ve falanın öldürüleceği yerdir," diyerek işaret etti. Sonra hep öyle oldu.

Düşman ordusu önceden Bedir suyunu tutmuş olduğundan İslâm ordusu susuz kalmıştı. Yüce Allah o gece müslümanlara tatlı bir uyku verdi. Karşılarında düşman yokmuş gibi, korkusuzca uyuyup yorgunluklarını giderdiler. Ertesi gün de yağmurlar yağdı, dereler aktı. Müslümanlar su sıkıntısından kurtuldular. Bulundukları yer savaşa elverişli bir hale geldi. Nihayet savaş başladı. Düşman tarafından atılan bir ok ile Hazret-i Ömer'in azadlısı olan "Mihca" şehid düştü. Peygamber Efendimiz, "Mihca şehidlerin seyyididir," buyurmuştur. Müslümanlardan savaş meydanında ilk şehid budur. Allah ondan ve diğerlerinden razı olsun...

Peygamber Efendimiz:"Allah'ım! Müslümanlara zafer ver. Eğer bugün bu İslâm topluluğunu helak edersen, yeryüzünde sana ibadet edecek kimse bulunmayacaktır," anlamında dua etti ve yerden bir avuç ufacık taşlar alarak,' Yüzleri kara olsun" deyip düşmanların üzerine saçtı. Bu taşlardan her biri bir mucize olarak müşriklerden birinin gözüne veya kulağına isabet etti. Sonunda düşman ordusu fena bir halde bozuldu. Hain Ebu Cehil iki müslüman genç tarafından öldürüldü. Düşmandan yetmiş kişi öldürülmüş, yetmiş kişi kadar da esir alınmıştı. Müslümanlar ise, on dört şehid vermişlerdi.

Düşmandan alınan esirlerin bir kısmı para karşılığında, bir kısmı da parasız azad edilmişti. Bazıları da, Ensar'dan on çocuğa yazı öğretmek şartı ile azad edilmişti. Esirleri öldürmeye Peygamber Efendimiz razı olmamıştı.

Bedir savaşının İslâm tarihinde önemi pek büyüktür. Bu savaşa birçok melekler katılmış, müslümanların kuvvetini artırmışlardı.

Bedir savaşında düşman ordusu, İslâm kuvvetinin üç mislinden fazla idi. Fakat yine de İslâm ordusuna yenildiler. Çünkü düşmanların arasında kavmiyet (ırkçılık) duygusundan, cahilce bir gururdan başka bir bağ yoktu. Müslümanlar ise dine ve insanlığa hizmet etmek arzusunda idiler. Aralarında din bağlılığı vardı. Manevî kuvvetleri çok yüksek idi. Şehidlik rütbesinin çok yüksek olduğuna inanmışlardı. Baş kumandanları olan Hazret-i Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimizin her emrine itaat ediyorlardı. Din uğrunda can vermeyi mutluluk biliyorlardı. İşte bu duygularla parlak bir zafere ulaştılar. Müslümanlar kuvvet buldu. Birçok kimseler gelip İslâmı kabul etti.

Bedir savaşında bulunan ashab-ı kiram ile özürlerinden dolayı bulunamayan sekiz kişiye "Ashab-ı Bedir" denir ki, bunların hepsi üç yüz on üç sahabidir. Seçkin ashab arasında bunların dereceleri pek yüksektir. Yüce Allah onların hepsinden razı olsun.
 
Yüce Allah(cc)
Kur'an-ı Kerim
Hadis-i Şerif
Peygamberler
İslam Dini
Multimedya
Dersler
Dualar
Resim Galerisi
Mükellefin Görevleri
Mahrem Konular
Yaratılış
Ölüm ve Sonrası
İman
İbadet
Fıkıh
Tasavvuf
Makaleler
Dini Hikayeler
Metafizik
Mübarek Gün ve Geceler
Üyelik
Ziyaretçi Defteri
Destek
E-Kart
Hakkımızda
İletişim - Bize Yazın

Çembersel Sosyal Medya
Dini içeriklerinizi paylaşabilirsiniz.



2015 { www.dinibilgiler.gen.tr } 2015



TELİF HAKKI : Bi-iznillah ile hazırlanan siteye ait hiçbir maddi ve manevi karşılık beklenmemekle birlikte telif hakkı yoktur. Kaynak gösterilerek Allah rızası için serbest bir şekilde dağıtabilirsiniz.

Sitede yer alan reklam içeriklerinin dinibilgiler.gen.tr ile bir bağlantısı yoktur. Reklamların konusu dine aykırı ise, şiddetle men etmekteyiz.
Sitemizde yer alan herhangi bir yazı, makale, resim, reklam gibi yerlerdeki olumsuzluk ifade eden veya hatalı olan yerlere rastlarsanız İLETİŞİM sayfamızdan bize iletebilirsiniz.
Cennete giden yol Allah'ı daima hatırda tutarak dini bilgileri öğrenmekten geçer. Allah(cc) ilmimizi ve anlayışımızı artırmasıyla bizlere zatını daha iyi anlayıp yaşamamıza yardımcı olsun inşallah. (Amin)


HERŞEY ALLAH(cc) RIZASI İÇİN

Dinibilgiler.gen.tr 2015  -  Yapımcı ErenlerYazilim.com - Site EM@il >


Dinibilgiler.gen.tr